ELEKTRİK PİYASALARINDA TEDARİKÇİ SEÇİMİ VE PİYASADAKİ ORTA ÖLÇEKLİ FİRMALAR

 

Türkiye son yıllarda enerji sektöründe yeni adımlar atmaktadır. Bu önemli adımların başında kuşkusuz ki elektrik piyasalarında dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi, elektrik üreticileri, dağıtıcıları ve tedarikçilerinin ayrıştırılması gelmektedir. Buna bağlı olarak bugüne kadar elektriğini dağıtım şirketleri aracılığıyla temin eden tüketiciler artık tedarikçisini seçme şansına sahip olmuştur. Fakat tüketiciler tedarikçisini özgürce seçme konusunda henüz yeterince bilgilendirilmediği için olgunluğa ulaşmamıştır. Tüketicilerde genel olarak dağıtım şirketlerinin güvenilir olduğu algısı vardır. Bu düşüncenin oluşması gayet doğaldır. Çünkü tüketici geçmişten bugüne kadar elektrik ihtiyacını bulunduğu ildeki dağıtım şirketinden karşılamış, yıllarca aynı standartlarda fatura almış, aynı yerlere fatura ödemiş ve yine aynı yerlerden aboneliğini açtırmış veya kapatmıştır. Geçmişteki bu elektrik temini sürecini benimseyen tüketici aslında elektrik faturasını sorgulamadan, pazarlık etmeden almaya alışmıştır.

Çünkü geçmişte elektrik satın alınabilecek veya üstünde pazarlık edilebilecek bir ürün olarak algılanmıyordu. Elektrik piyasalarına gelen yeni sistemle birlikte tüketici satın alacağı elektriğin fiyatı, sunumu ve alacağı hizmet üzerinden pazarlık edebilecek ve kendine uygun bulduğu tedarikçiden elektrik temini edebilecektir. Elektrik artık soyut bir ürün olmaktan çıkmış somut bir ürün haline gelmiştir. Tüketici elektrik faturası maliyetini kendi planlayabilir hale gelmiştir. Günümüzde piyasaya giren tedarikçi firmalar tüketiciye sadece elektrik sağlamakla değil ayrıca iyi bir hizmet, şeffaf bir fatura sağlamakla da yükümlüdür.

Elektrik piyasasında yer edinmiş orta ölçekli EPDK lisansına sahip toptan satış firmaları bulunmaktadır. Bu firmalar kimi tüketiciler tarafından güvenilir olarak görülmemektedir. Bunun nedeni olarak bölgesel dağıtım şirketlerinin yerleşik ve tanınmış yapısı, bazı firmaların müşterinin güven duygusunu azaltacak agresif satış stratejileri ile hareket etmesi vb. fonksiyonları sayabiliriz. Aslında bu tür orta ölçekli firmaların diğer büyük firmalarla rekabet edebilmek için tek şansı en iyi hizmeti verebilmeye gayret etmektir. Tüketicilerin en ufak sorunlarında onlara çözüm bulabilmektir. Yeri geldiğinde karşılıklı anlaşarak fatura ödemesi konusunda yardımcı olmaktır. Orta ölçekli firmalar müşterileriyle kısa süreli değil uzun süreli kalıcı iş ortaklığı kurabilmenin peşindedir. Her zaman yenilikçi stratejilerle hareket eder. Bunun için müşteriye her konuda şeffaf davranır ve bilgi paylaşımında bulunur. Müşteriler şirketteki yetkili kişilere çok daha kolay ulaşabilir. Kısaca tüketici işini bilerek yapan orta ölçekli firmalara daha fazla güven duymalı ve destek vermelidir. Yüzbinlerce müşteriden biri olmak yerine orta ölçekli firmalarda kalarak binlerce müşteriden biri olmanın avantajını kullanmalıdır. Tüketici orta ölçekli firmalardan desteğini çekip yine dağıtım şirketlerinin yan şirketleri olan perakende şirketler ile anlaşırsa elektrik piyasası geçmişteki gibi soyut bir kavrama dönüşmeye başlayacak tüketici pazarlık gücünü kaybedecektir.

Piyasada orta ölçekli firmalarla çalışan çok fazla tanınmış sanayi, ticarethane vb. kuruluş bulunmaktadır. Tercih sebeplerinin en başında orta ölçekli tedarik firmalarında onlarla ilgilenen ve hatta onlara özel fatura kesen bir personel, sözleşme süreçlerinde karşılıklı rahatça konuşabileceği, indirim pazarlığı yapabileceği çalışanlar bulabilmesidir. Orta ölçekli firmalar portföyündeki müşterilere butik hizmet vermeyi amaç edinmiştir. Bu nedenle hizmet kalitelerini sürekli yükseltmeye odaklanmışlardır.

Piyasada tedarik firmalarının tüketiciye elektriği sağlamak dışındaki rollerinden biride tüketiciyi bilinçlendirmek ve piyasayı öğretmektir. Uygulamalar öncelikli tedarik firmalarından başlar ve tüketici bilinçlendikçe dağıtım ve üretim şirketlerine doğru devam eder. Burada yine orta ölçekli firmalarla çalışmak bir avantajdır. Piyasada tüketiciyi etkileyecek her hangi bir oynama olduğunda orta ölçekli firmalar müşterileriyle irtibata geçer veya onları bir şekilde bilgilendirmek için uğraşır. Aslında buradan da anlaşılacağı üzere orta ölçekli firmalar esnek bir yapıya sahip olduğu için karşılıklı anlaşma odaklı çalışırken daha büyük firmalarda genel kurallar zinciri hakim olduğundan bireysel anlaşmaların bürokrasiye takılma durumu oldukça yüksektir.

Çok sık karşılaşılan hususlardan biride kaliteli elektrik kavramıdır. Aslında böyle bir kavram kesinlikle yoktur. Örneğin, elektrik tedariki sağladığı firma batan bir tüketicinin elektriği kesilmez. Son tedarik kaynağına düşer, o süreçte yeni tedarikçisini bulur, anlaşır ve indirimli elektrik almaya devam eder. Elektrik tedarikinde kaliteli kavramını sadece üreticiden tüketiciye ulaşana kadar kullanılan dağıtım sistemleri ve tüketicinin konumunda kullanılan elektrik tesisatında kullanabiliriz. Üretilen nihai elektrikte kaliteli kavramı yoktur. Sadece elektrik üretimi aşamasında temiz elektrik, kirli elektrik kavramı tartışılabilir. Örneğin, rüzgar santralleri ve kömür santralleri arasındaki farklar gibi. Bu konu tüketicinin aldığı elektriğin kalitesini etkilemez.

Sonuç olarak tüketicilerin elektrik piyasasını araştırmaları, elektrik faturaları üzerindeki kalemlerin ne olduğunu anlamaları gereklidir. Birkaç yıl içerisinde fatura limitlerinin kaldırılacağı ön görülmektedir. Söz konusu durum gerçekleştiği takdirde ülkemizdeki tüm tüketiciler tedarikçi seçiminde özgür olmaya hak kazanacaklardır. Bu dönemde tüketiciler ne kadar bilinçli hareket ederse piyasada o ölçüde hareketlenecektir.

 

Yazan: M. Erkut ATAY

Şirket: Elektra Enerji A.Ş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir